Sürdürülebilirlik gözde bir kavram. Şaşırtıcı ama firmaların hedeflerine koydukları sürdürülebilirlik (sustainablity) kavramının mevcut tanımı Prof. Braungart’ın düşüncesine göre sıkıcı!
“Azaltma, minimize etme ve tasarruf.”
Braungart’a göre, her şeyi aynı şekilde yapmaya devam edip sadece eskisi kadar kötü sonuçlar elde etmemek, iyi bir şey yapmak anlamına gelmiyor.
Prof. Braungart’ın 30 milyar insan kadar enerji harcayan ancak hiç atık üretmeyen dünyadaki tüm karıncalar gibi bir sürdürülebilir sistem kurmak üzere hayatı yeniden icat etme hedefi de (cradle-to-cradle) sanırım çıtayı yüksek tutmak istemesi ile ilgili.

Kişisel düşüncem, çığır açan buluşlar ve bunları takip eden teknolojiler gelene kadar, klasik tanıma sıkıca sarılmanın gerekli olduğu yönünde. Küçük adımlarla ilerlemek, daha azaltmak, minimize etmek ve daha tasarruflu ürünler üretmek için yeni teknolojiler hedeflenmeli.
Artan nüfus ve hayat standardı göz önüne alındığında, dünya bizi üzerinden atmadan veya Kehanet filmindeki gibi, birileri bizi dünyadan silmeden devam edebilmenin tek yolu sürdürülebilirliğin sağlanması görünüyor.
Klasik sürdürülebilirlik hedeflerine sıkıca bağlı kalmaya ve ürünleri bu yönde radikal biçimde değiştirmeye imkân veren yenilikçi teknolojilere fonlar ayırmaya devam edilmesi halinde, belki de uzun vadede gezegenimizi tüketip başka galaksilere yelken açmamıza gerek kalmaz.

Sürdürülebilirlikten bahsediyorken, ev aletleri alanında bu konuda yakın zamanda atılmış önemli bir adımı da paylaşmak istiyorum. Ev aletlerinin çevreye menfi etkisinin %90’ı çalıştırılmaları esnasında oluşuyor. Yani ev aletlerinin üretiminde kullanılan malzemeler ve diğer etkenler sadece %10’luk bir etkiye sahip. Türkiye’de dâhil olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerindeki ikibinin üzerinde çalışanın oluşturduğu bir ağdan oluşan BSH ar-ge takımı, sürdürülebilirlik konusunda üzerine düşeni yapmak için büyük bir efor sarf ederek, ev aletlerinin çalışma esnasındaki tüketim değerlerini azaltmak için çalışıyor.

Son büyük başarıları ise yük başına 1.9 kWh elektrik harcayan çamaşır kurutma makineleri. Standart bir hava tahrikli kurucuda bu değer tam tamına 4.1 kilo-watt saat. Yani çamaşır kurutma makinelerinde yarı yarıya elektrik tasarrufu sağlanmış. Yenilikçi bir ısı pompası ile elde edilen bu başarı, geçenlerde Fransa’daki Avrupa’nın en büyük fuarı olan “Foire de Paris”in inovasyon podyumunda çevrecilik ödülüne layık görüldü. Sürdürülebilirlik konusunda çıtamızı belirleyen karıncaların yolunda önemli bir adım.
Prof. Braungart ile yapılan bir söyleşi ve BSH’nın yeni kurutucusunun geliştirilme öyküsünü merak ediyorsanız, Pictures of the Future dergisinin Bahar 2009 sayısı online yayınına (siemens.com/pof) bir göz atmanızı tavsiye ederim.
Kategorisi: Yorum | Etiketlendi: biomimetik, bluetherm, sürdürülebilirlik, sustainablity
