irobot, bırakın kirli işlerinizi robotlar yapsın!

MIT’nin yapay zeka laboratuvarında çalışan robotikçiler Colin Angle, Helen Greiner ve Rodney Brooks 1990 yılında Irobot adlı bir firma kurdu. 2002 yılında ürettiği ve uygun fiyatlı ev temizlik robotu olan Roomba adlı ürünüyle 3 milyondan fazla satış yaparak son yıllarda büyük bir popülerlik yakaladı.

Bilimsel çalışmalarını, günlük problemleri çözen araçlar olarak pazara sunan bu ekibin çalışmaları, son yılların önemli inovasyon başarı hikayelerinden biri. Prof. Rodney Brooks, o güne kadar robot araştırmalarının yoğunlaştığı ve karmaşık olan hissetme-planlama-hareket modelini yerine önerdiği kapsam mimarisi ile anlık verileri değerlendiren, tepkisel çalışan çok başarılı özerk robot tasarlanmasını sağladı.

Irobot’un kurulması yolundaki ilk çalışma da, 1989 yılında MIT’de Prof. Brooks gözetimindeki Colin Angle’ın bitirme ödevi olan 1kg ağırlığında 6 bacaklı, etraftaki engelleri aşmak için 32 sensör ve 2 mikroişlemciye sahip Ghengis adlı saha keşif robotunun tasarımıyla başladı.

Ghengis vücutlardan yayılan kızılötesi yayını tespit ediyordu. Bir hayvan Genghis önünde yürüdüğünde, sensörler robotun ileri yürümesini tetikliyordu. Hayvan durduğunda, Genghis’te duruyordu.

Brooks, sensör kullanımı ile karmaşık davranışları basit reaksiyonlara indirgiyordu. Kombine edildiğinde, bu hareketler doğal görünen davranışlar üretiyordu.

Çalışmalar, Angle’in mezun olması ardından, yüksek lisans derecesi almasını sağlayan 12 mikroişlemcili ve 150 sensörlü Attila adlı robot ile devam etti. Tasarlanan robotlar halen Smithsonian Havacılık ve Uzay müzesinde sergileniyor.

Okuldaki ilk yılından beri yakın arkadaşı olan MIT buz hokeyi oyuncusu Helen Greiner, profesörleri Rodney Brooks ve Colin Angle, Isaac Asimov‘un 1950′de yayınlanan ünlü romanından esinlenerek Irobot ismini verdikleri şirketi kurdular. Amaçları para kazandıracak robotlar yapmaktı. Birkaç askeri kontrat ve oyuncak tasarımı dışında ilk on yılda önemli bir başarı gösteremediler. Üçlü, gıdıklandığında gülen bir oyuncak ve Jurrassic Park’tan esinlenen ve hiç yakalanamayan bir velociraptor yaptılar. Greiner bu konular hatırlatıldığında “bizimki gelmiş geçmiş en uzun süren gecelik başarı hikayesi” diyor.

Irobot firması, 1996 yılında Amerikan ordusundan bir mayın temizleme robotu kontratı, 1998 yılında ise maliyeti 100.000 doları bulan ve 1.500′e yakın sattıkları packbot‘u geliştirmek üzere bir DARPA ihalesi kazandı. Packbot’un zor koşullara dayanan bir pentium işlemcisi, şasisinde bir GPS sistemi, elektronik bir pusulası, lazer pointer, kameralar, ses ve sıcaklık sensörleri bulunuyordu.

12 km/s üzerinde hızı, bir iki dakikada göreve hazır olması ve 2m’lik bir yükseklikten beton zemine düşmelere bile dayanabilen yapısı ile firmaya büyük prestij kazandırdı.

Robot, laboratuardan ilk kez 12 Eylül saldırılarında enkazda aramalar yapmak için çıkarıldı.

Firmanın karlılığına en büyük destek, ev temizlik robotu Roomba satışlarından geldi. 34cm çapında ve 9cm yüksekliğindeki bu robot, ön yarısını kaplayan büyük bir temas sensörü tampon ile tepesinin ön orta kısmına yerleştirilmiş bir kızılötesi sensör içeriyordu.Tabana monte edilen dört kızılötesi sensör sayesinde merdiven gibi yerlerden düşmesi engelleniyordu.

İkinci ve üçüncü nesil Roomba’lar kir tespit sensörü ile kirli bölgeleri tespit edebiliyor, temizliği bu kısımlara odaklayabiliyordu. Bazı modellerinde sanal duvar oluşturulabiliyor bu sayede istenen yerlere girmesi engelleniyordu. İkinci nesilden itibaren, pili azaldığında şarj ünitesininin yerini kendi tespit edip bulabiliyor ve kendini şarj edip temizliğe devam ediyordu.

Bu başarıları, pazara yeni temizlik robotlarını pazara sürmeleri ile devam etti. Sert zeminleri yıkayan Scooba, garaj, bodrum gibi yerleri temizleyen Dirt Dog, havuz temizlik robotu Verro ve oluk temizleme robotu.

Roomba robotlar, temizlenecek oda planını çizmek yerine spiral temizleme, duvar takibi ve duvar veya cisme çarptığında yön değiştirme ve rastgele yürüme gibi birkaç basit algoritma tasarımına dayanıyordu. Bu tasarım, şirketin CTO’su Rodney Brooks’un felsefesi, robotların böcekler gibi çevrelerine uyum sağlayan basit kontrol mekanizmaları ile donatılması. Bu nedenle Roomba’lar temizlik açısından başarılı olmasına karşın bazı kısımlara ulaşamıyor, bazılarına ise birkaç kez temizlik yapıyordu.

Firma endüstriyel robot tasarımına ise mesafeli bakıyor. Bunun nedenini kısaca “biz buick üretmiyoruz” sözleri ile ifade ediyorlar.

Robotik, ülkemize yenilikçilik ile büyük katma değerler sağlayabileceğimiz bir alan. Bu konuda 1990′da İTÜ’de yine bir bitirme ödevinde ülkemizin ilk robotunu yapan Hakan Altınay ve onun kurduğu robot konusundaki başarılı firmamız Kale Altınay yapılabileceklere güzel bir örnek.

İstanbul’da Sabancı ve Ankara’daki Atılım Üniversitelerinin Mekatronik Mühendisliği bölümleri ve İTÜ’deki Mekatronik yüksek lisans programı, ülkemizin roomba’larını yapacak ve belki de dünya çapında önemli başarılara imza atacak nitelikli kadroları yetiştiriyorlar.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

Gravatar
WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.