Ann Moore’un bebek taşıyıcı Snugli®’yi icadı ve ticarileştirmesi bizim mucitler için de örnek bir başarı hikayesi.
Ann Moore 1960′ta Batı Afrika’daki Togo’da barış gücü bünyesinde hemşirelik görevini yaparken Afrikalı annelerin bebeklerini sırtlarına bir kumaş sargı ile bağlayarak taşıdıklarını gördü. “Bebekler annelerine çok yakın oldukları için çok sakindi” diyor ayrıca “bende ilk bebeğimi doğurduğumda kızımı afrikalı annelerden gördüğüm gibi taşımak istedim.” Moore’un afrika macerası bazı özel taşıyıcılar ile birlikte ünlü bebek taşıyıcı Snugli’yi icat etmesine giden yolu açtı.
Moore’un asıl uzmanlık alanı pediatri hemşireliği. New York ta Columbia Üniversitesi Bebek Hastanesindeki görevinden sonra Almanya’da Doğu Avrupalı sığınmacılar için ardından Tunus’ta deprem mağdurları için uluslar arası çalışma kampında çalıştı. Barış gücü görevini duyduğunda 33. Gönüllü kişi olarak “aynı insanlık ailesinin bir ferdi olarak” yardıma koştu. Togo’da annelere beslenme kursları verdi. “Bu kurslarda onlara öğrettiklerim kadar bende onlardan öğrendim” diyor.
“Binlerce yıldır dünyanın çeşitli yerlerinde anneler bebeklerini kendilerine çok yakın taşıyor. Bu fikir Amerika’da ilk zamanlar çok radikal bulundu. Şimdi buna bağlanma diyoruz. Bilimsel çalışmalar gösteriyor ki annelerine yakın tutulan çocukların dil öğrenim becerileri ve öz güvenleri yüksek oluyor.” Bunun yanı sıra Afrika’da annelerin hastanede hasta bebeklerinin yanından ayrılmadığını, bunun da sonraları Amerikan hastaneleri tarafından kabul gördüğünü söylüyor.
Kocası Mike ile Afrikadan döndüklerinde doğan kızları Mandela doğdu. Hastaneden çıktığında Afrikalı kızını anneler gibi sırtına bağladı ancak bebeğin kaydığını gördü. Bunun üzerinde annesi Lucy Auckermann’dan yeni bir sırtta taşıyıcı dikmesine yardım etmesini istedi. Bebeği sırtına sarılıyken Moore, günlük işlerini yapıyor, yemek yapıyor hatta bisiklet sürebiliyordu. Gittiği her yerde insanlar, bunun radikal bir fikir olduğuna dair yorumlar yapmaya başladı.
Kısa zamanda düzinelerce insan böyle bir bebek taşıyıcıyı nereden bulabileceklerini sormaya başladı. Moore ürün ile ilgili bir reklam yapmamıştır ama yeni bebek taşıyıcı fikri ile ilgili haberler ağızdan ağza hızla yayıldı. Ann’in annesi talepler için dikiş yapmaya devam etti. Birkaç yıl içinde Ann bölgedeki çiftliklerden onlarca insanı işe aldı. Ann bir yandan ürünü geliştirmeye devam etti. Bacaklar için delikler açıldı, ekstra vatkalar konuldu. Pli ve penseler ile bebek büyüdükçe genişletilebilmesi sağlandı. Ayarlanabilir bağlar, bebeğin başı için ekstra cep ve çeşitli revizyonlar yapılarak bebek taşıyıcıya Snugli adı konuldu. 1969 yılında ise bu buluş patente hak kazandı ve Moore pazarda tek başına önemli bir büyüme şansı yakaladı. Ürünün zamanlaması çok iyiydi.
Doğal doğumlar ve anne sütü ile besleme popülerleşmişti. Anne sütü ile besleme savunucuları olan La Leche League International tüm üyelerine bu ürünü satmaya başladı. Moore bu birliğe 1968′de üye oldu ve tüm üyelerin bebeklerini Snugli ile göğüslerinde taşıdıklarını fark etti. İleri doğru eğildiklerinde omuz askılarının düştüğünü söylediler. Moore omuz askılarına 18 inç ekleyerek ebeveynlerin bebeklerini snugli ile önlerinde taşımaları halinde arkada birleştirmelerini sağladı.
Snugli zamanla Amerikan kültürünün bir parçası haline geldi. Moore, “Buluş eski devirlerden kalma bir konsepte dayanıyordu ama aynı zamanda radikal biçimde farklıydı” diyor. “Ürün kültürümüze yerleşecek şekilde batılılaştırılmış bir versiyonu”. 1985′te Snugli ile ilgili tüm fikri hakları sonradan Evenflo tarafından satın alınan Huffy Corp. adlı firmaya sattılar. Bu şirket Snugli’yi seri üretim için ucuzlaştırdı ve indirim marketlerde satışa sundu. Ann tam olarak şoke olmuştu. “Bu, bizim icat ettiğimiz ürün değildi. Birçok önemli özelliğini çıkardılar ve tasarımı tamamen değiştirdiler.”
12 yıl sonra bir torunları doğduğunda Weego adıyla bir bebek taşıyıcı yaparak Ekim 99′da pazara yeniden girdi. “Çok sayıda insan orjinal Snugli’yi nerede bulabileceğimizi soruyordu. Belkide bu 60′larda icat ettiğimiz Snugli’nin modern bir versiyonunu pazara sunmak için doğru bir zamandı” diyor. Weego ile ayarlanabilir omuz askıları, yıkanabilir mama önlüğü, iç ve dış cepler ve snap bağlantıları olan bir taşıyıcı ürettiler. Ayarlanabilir şerit ve tokalar, orjinal snuglide olduğu gibi pli ve penslerle değiştirildi.
Ann’in “değerli kargo” taşıyıcı yapma konusundaki yeteneği ve kocası Mike’ın bu ürünleri pazarlama konusundaki yetenekleri çifti Colorado merkezli oksijen tüpleri taşıma alanında uzmanlaşan hassas yüzeyli taşıyıcılar üreten Air Lift şirketini kurmaya yöneltti. 1986′da bir solunum terapisti’nin talebi üzerine Ann, likit oksijen tüpleri taşıyıcıları tasarlamaya başladı. Taşıyıcıların ağ yapıları ve hava delikleri, kolay alevlenebilir sıvı içeren silindirlerin güvenle taşınmasını sağladı. Böylece oksijene bağımlı hayat sürdürenlerin yürümesi, tırmanması, bahçe işleriyle uğraşması ve daha aktif bir hayat sürmesini kolaylaşmıştır.
Yakın zamanlarda Moore, medikal ve yüksek teknoloji cihazların taşınması için taşıyıcılar icat etmeye başladı. Geçenlerde Hewlett Packard’ın mikrodalga bölümü için bir spektrometre kasası tasarladı.“İnsanlar dik yamaçlara indiriliyor. Bunun ardından mikrodalga kulelerinin tepelerine tırmanıyorlar. Sırtlarındaki çantanın o pahalı ekipmanın korunduğuna emin olmak için dayanıklı ve koruyucu olduğuna emin olmalısınız” Moore’un patentleri olmasına ve buluşlarıyla ilgili ödüller kazanmasına rağmen kendini bir mucit olarak görmüyor. “Kendimi daha çok problem çözücü olarak görüyorum.” diyor. “Mühendislik resimleri geldiğinde hemen panik yapıyorum çünkü anlamak oldukça zor Ama biri bana bir enstrüman verdiğinde çok rahatım. Nasıl kullanılacak? Kimler kullanacak? Bu cihazın amacı nedir? sorularını sorarım. Resimlerle çalışmam. Etrafından dolaşan tasarımlar yapmak için cihazın kendisi ile daha başarılı olurum. Bu bir çeşit deneme yanılma süreci. Tamamen deneysel.” “Dualarımda çok defalar hep Afrikalı annelere olan minnetimi belirttim. Onlar bizim ilham kaynağımızdı ve bizlerin de amerikada bebeklerimize aynı yakınlıkta olduğumuzu düşünmek çok harika. Şimdi Afrika’da anneler bizim yaptığımız hassas bebek taşıyıcıları satın alıyor. Bu fikrin tam bir döngüyü tamamlaması beni heyecanlandırıyor.”
Ann Moore’un; başka bir kültürün doğurduğu mevcut bir fikri radikal sayıldığı bir ortama rağmen geliştirmesi, cesur bir biçimde uygulaması, kendi kültürüne kabul ettirip ticari bir başarı elde etmesi inovasyon ile gelen başarının örneklerindendir.
Kaynaklar: Smithsonian Institution, USPTO, Wikipedia
Çeviri, derleme, yorumlar: inovasyon.com
Kategorisi: Mucitler




Bayan moore, gibi insanlar açıkçası bir ürünün dünyaca kabul görmesinden sonra ortaya çıkıyor. Benim eşimde hiç anlamaz dediğim otomobil dünyasına otomatik çekme halatı, küçülen büyüyen üçgen reflektör, baskül terlik, ve onlarca ana fikir verince bir ar-ge şirketi kurdum ve 27 ürün için patent başvurusu yaptım inanın bu Allah vergisi mutfakta otururken verdiği bir fikir ile dünyam değişti, inanın üretince kamuoyununda fikri benim gibi olucak. Şimdi en çok üzüldüğüm konu neden 20 yıldır fikirlerine önem vermediğimdr. Saygılarımla Serkan YUVA
Saygıdeğer Yuva ailesi,
Sizler anlattığınız hikayede belirttiğiniz üzere olaylardaki kaybı görüyor, üzülüyor ve telafisini inanılmaz bir geribeslemeyle telafi edebiliyorsunuz… Örneğin eşinizin yada vb. ile kaç kişinin sorunları çözülecek? Kim bilebilir? Ben ise şu anda etrafına faydasız bir şekilde çok şey yapmak isteyerek ama yapamayarak, kenar bir köşede üzülüyor duruyorum… Keşke bende güzel buluşlar yapabilip, onları hayata geçirebilseydim. İşte o zaman oturup geçen onca zamanıma üzüldüğümde sizlerin gibi bir nebze olabilirim… Saygılarımla. Cansel(Ali)
bende esim ve cocuklarimal beraber bir daga tirmanirken arabam camura saplandi ..cekmek icin uzun ugraslar verdim …parlak fikirli esim bana guzel bir fikir verdi ve arabami ordan cikardim simdi kayinvalidemin onderliginde sanayide otomotiv firmalari arasinda iyi bi yerdeyim saygilarimla cavit