Her dağ bisikleti sever gibi Lance Armstrong’u da sever ve takip ederim. Kanser araştırmaları yapan vakfına kaynak sağlamak için Nike ile birlikte LiveStrong bilekliklerini çıkardığında fikre bayılmıştım. Bilekliklerin malzemesi, görünümü ve üzerindeki yazının üretiliş biçimini tek kelimeyle nefis.
Ürün Türkiye’ye düşer düşmez orjinal bir fikir üretmekten yoksun ve durumun bir hayır işi olduğunu umursamayan merdiven altı üreticiler garip renk tonlarında ve fikrin tüm orijinalliğini bozan taklitleri işporta yoluyla Türkiye’nin dört bir yanına saldılar. Bu durum, aklıma bu tür bir yeniliğin korunup korunmadığını ve nasıl korunabileceği sorusunu getirdi.
Koruma enstrümanlarınız belli, patent, marka, endüstriyel tasarım tescilleri ve telif hakları. Teknik bir sorun çözümü içermediğinden patentle korunduğunu sanmıyorum. Belki özel bir imal prosesi varsa veya malzemesi varsa korunabilir. Bu ürünü bir endüstriyel tasarım olarak düşünecek olursak kanundaki tasarım tanımına uygun.
Kanun tasarım için “bir ürünün tümü, veya bir parçası veya üzerindeki süslemenin, çizgi, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütünü,” diyor ve “Yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunur.” diye bu yeniliğin korunabileceğini anlatıyor. Ama bir endüstriyel tasarım en fazla 25 yıl korunur.
O halde bu ürünü koruma süre sınırı olmayan bir marka, bir üç boyutlu marka olarak korumak mümkün olur mu? Yurtdışında buna izin veren ülkelerde elbette mümkün. Shapeblog’da bunu tartışmış.
Türkiyedeki marka kanunundaki ilgili maddeler yüzünden bu konu bir hayli tartışmaya açık. Derişin sitesinde özetle bu tür bir marka başvurusunun TPE (Türk Patent Enstitüsü) tarafından reddedileceğini ama TPE’nin red kararı mahkemeye verilirse tescilin mümkün olabileceğini yazıyor. İlginç bir konu..
Kategorisi: Eğitim Notlarım, Günlük, Tartışma
